İnsanların paralarının en iyi şekilde kullanımını ve yönetimini sağlayacak bilgiye sahip olmaları “finansal okuryazarlık” olarak adlandırılmaktadır. Faizsiz finans kuruluşları, İslâmî finans alanında farkındalık oluşturmak üzere “İslâmî / faizsiz finans okuryazarlığı” diyebileceğimiz etkinliklere imza atmalıdır.

 

Kurumlar arasındaki benzerlikler, kimi zaman o kurumları birbiriyle karşılaştıran kimselerin yanlış değerlendirmeler yapmalarına neden olmaktadır. Günümüzde bu anlamda en fazla faizsiz bankacılık ve sigortacılık faaliyetleriyle ilgili olarak bu değerlendirmelerin gündeme geldiğini görmekteyiz. Benzerlikleri adeta aynîlik gibi algılamak ve buna göre değerlendirmeler yapıp insanları yönlendirmek, ciddi bir yanılgı ve kolaycılıktır. Böyle bir aynîleştirme çabası, insanları helal – haram ayrımı gözetmeksizin “iki kurum arasında madem fark yok, öyleyse hangisi daha hesaplı ise onu tercih edelim” mantığına sürüklemekte ve bu tür görüşleri savunanlarda belki de ilk olarak tarafımızdan kullanılan bir kavram olan “İslâmî finans okuryazarlığı” anlamında bazı problemlerin olduğunu göstermektedir.

Görünen o ki, bu yönde kanaat serdeden hocaların, yazarların ve akademisyenlerin ne denli olumsuz bir yönelişe sebep olduklarını sorgulamaları nasıl önem arz ediyorsa faizsiz bankacılık veya sigortacılık faaliyetleri yürüten kurumların da bu olumsuz algıyı ortadan kaldıracak çalışmalarını yoğunlaştırıp, hassasiyetleri ve farklılıkları konusunda toplumu ve kendi çalışanlarını bilinçlendirme çabalarına katkıda bulunmaları da o kadar önem arz etmektedir.

 

Kurumlar arasında elbette benzerlikler olacaktır. Ancak bu benzerliklere bakarak, o kurumların birbirinin aynısı olduğunu söylemek insaf dışıdır. Bu gerçeği en çok da kanaat önderlerimiz olan hocalarımızın dikkate alması gerekmektedir. Günümüzde İslami bankacılık ve sigortacılık faaliyeti yürütmeye çalışan kurumlar, faizsiz finans ilkelerine göre hareket etme gayreti içindedirler. Diğer bankaların ve sigorta şirketlerinin verdikleri neredeyse her hizmeti vermeleri ve farklı yöntemlerle fon kullandırıyor olmaları, İslâmî finans kuruluşlarının insanlara helal yollarla finans ve teminat sağlayarak büyük bir ideale hizmet ettikleri anlamına gelmektedir.

 

Bu çaba ve gayret takdirle karşılanmalı, söz konusu kurumların yaptıkları apaçık yanlışlar varsa veya doğru olan bir ürün personel tarafından yanlış olarak uygulanıyorsa, düzeltilmesi için bütün bir toplum olarak “şahit ümmet olma” vasfımızla harekete geçmeliyiz. Apaçık yanlış diyoruz zira içtihada dayalı farklılıkları saygıyla karşılamak gerektiğine inanıyoruz. Bu saygı gösterilmediğinde orada yine “İslâmî finans okuryazarlığı” anlamında bir körlük ve kendi kanaatinden başka doğru kabul etmeyen bir fanatizm var demektir.

 

İnsanların paralarının en iyi şekilde kullanımını ve yönetimini sağlayacak bilgiye sahip olmaları anlamındaki finansal okuryazarlık, bireylerin gelirlerini, birikim ve yatırımlarını akıllıca değerlendirip, bütçelerini doğru yönetebilme yetkinliğine sahip olabilmelerini nasıl sağlıyorsa faizsiz finans kuruluşları da İslâmî finans alanında farkındalık oluşturmak üzere “İslâmî / faizsiz finans okuryazarlığı” diyebileceğimiz etkinliklere imza atmalıdır. İslâmî finans okuryazarlığının, belirli İslâmî / fıkhî şartlara uyularak sadece bu dünya hayatında kazanç sağlayan bir takım ürün ve uygulamaları öğrenmekten / öğretmekten öte bir içeriğe sahip olması gerekir. Bu içerikte faizsiz finans okuryazarlığı, helal kazancın yaygınlaştırılmasına ve “malın nereden kazanılıp nereye harcandığı” sorgusunu dimağlarda canlı tutacak bir şuurun kazandırılmasına hizmet etmelidir.

 

 

blog-gorsel2

 

İslâmî finans okuryazarlığı nedir?

 

 

İslâmî finans okuryazarlığı şu ana kadar bir kavram olarak karşımıza çıkmadığı için elbette bunun bir tanımı da yapılmamıştır. Bu kavramı hem gündemimize almak hem de çeşitli katkılarla geliştirecek ilim ve fikir adamlarımıza bir ipucu vermek adına OECD’nin finansal okuryazarlık için yapmış olduğu tanımdan esinlenerek şu şekilde tanımlamak istiyorum:

 

“İslâmî finans okuryazarlığı, İslâmî finans alanına ilgi duyan herkesin, faizsiz finans ürünleri ve kavramları hakkında bilgilendirilmesini, finansal risk ve alternatifler ile İslâmî finans prensiplerine uygun olan ve olmayan ürün ve pratikler arasında tercihte bulunabilecek farkındalığa sahip olmasını ve en önemlisi finansman sağlarken ölüm sonrasında borçlarını kapatabilecek varlıklara sahip olmasını veya meşru güvence mekanizmalarını işletmiş olmasını temin ederek finansal refahını ve İslâmî finans ilkelerine bağlılığını artırma sürecidir.”

 

 

 İslâmî finans okuryazarlığının temel ilkeleri nelerdir?

 

 

  • İslâmî finans okuryazarlığı, İslâmî finans ürünleri ve kavramları hakkında bilgi sahibi olmayı sağlar. Bu yetkinliğe temel kaynaklara rahatlıkla ulaşabilme derecesinde uzmanlık sahibi olan kimseler, genel anlamda İslâmî finans konusunda yorum yapma ve yeni çözümler üretme kabiliyeti de kazanırlar.

 

  • İslâmî finans okuryazarlığı, finansal risk ve alternatifler arasında tercih yapmayı sağlayacak bilgi ve uzmanlığı kazandırmalıdır. Zira basiret ve firasettten yoksun bir finansal okuryazarlık düşünülemez.

 

  • İslâmî finans okuryazarlığı, İslâmî finans prensiplerine uygun olan ve olmayan ürün ve pratikler arasında tercihte bulunabilecek farkındalığı sağlamalıdır. Bu farkındalık, sorgulayarak tercihte bulunmayı temin edeceği ve körü körüne kabullenmeyi de önleyeceği için hem İslâmî finans alanında faaliyet gösteren kurumların daha titiz çalışmalarına katkıda bulunur hem de bireylerin iç huzuru ile o kurumla çalışmalarında veya o kurumdan uzaklaşmalarında belirleyici rol oynar.

 

  • İslâmî finans okuryazarlığı, ölüm sonrasında kişinin tüm borçlarını kapatabileceği varlıklara sahip olmayı veya bu borçları kapatacak güvence mekanizmalarını oluşturmayı sağlayacak bilgi ve şuuru oluşturmalıdır.

 

  •  İslâmî finans okuryazarlığı, kişinin finansal refahına, savurganlıktan uzak itidalli bir harcama politikası belirlemesine katkı sağlamalıdır.

 

  • İslâmî finans okuryazarlığı, İslâmî finans prensiplerine bağlılığını artırmalıdır. Bu bağlılık, hem dünya hem da ahiret hayatını dengeli bir şekilde ortaya koyan İslâm dininin inanç, ahlak ve eylem düzeyindeki tüm ilkelerine bir bütün olarak bağlılığın bir parçası olarak görülmelidir.

 

Mehmet Odabaşı

 

Katılım Emeklilik ve Hayat A.Ş.

 

Danışma Kurulu Üyesi

Yorum Yaz

E-postanız gözükmeyecektir.