Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır.

 

Nesilden nesle aktarılan adetlerimiz dahilinde saygı duymak, hoşgörü, anlayış, ahlak, yaşam tarzı gibi manevi duygular yer alır. Örf ve adetlerimizi birbirinden ayıran nokta; örf, toplumun genelini oluşturan bireylerin beraberce uydukları kurallar ve alışkanlıklar iken adet, toplumu oluşturan bireylerin yaşam tarzlarının çevre faktörleri ile oluşmasıdır.

 

Biz de geçmişte hayat bulan ilginç örf ve adetleri sizler için listeledik;

 

Zimem defteri

 

katilim_blog

Zimem defteri günümüzde hepimizin bildiği veresiye defteridir. Ramazan’da zenginler, bakkal, manav gibi alışveriş yapılan yerlere gider, defterden rastgele sayfa koparır “Silin borçlarını, Allah kabul etsin” derlerdi.

 

Kahve

Turk_Kahvesi_Katilim_Emeklilik_

Günümüze gelen en bilindik adet kahvedir. Eskiden kahvenin yanında su getirilir, misafir, toksa önce kahveyi alır; aç ise suyu alırdı. Ev sahibi de ona göre ikramda bulunurdu.

 

Yaş sorulması

63 yaşından büyükler, yaşını açıklarken “Haddi aştık” cevabını verirlerdi. Nedeni ise Peygamber Efendimiz’in 63 yaşında vefatıdır.

 

Kız isteme

Kız isteme töreninde damadın namaz kılıp kılmadığı pantolonundaki diz izinden anlaşılırdı.

 

Penceredeki çiçekler

Penceredeki_Cicekler_Katilim_Emeklilik

Sokağa bakan pencerede, sarı çiçek görürseniz bunun anlamı “Bu evde hasta var, kapının önünde ya da sokakta gürültü yapma” demekti. Kırmızı çiçek ise “Bu evde gelinlik çağına gelmiş, bekâr kız var. Evin önünden geçerken küfür etme ve konuşmalarına dikkat et” demekti.

 

Bayramlar

Osmanlı bayramları sultanın bayram namazı için camiye gelişi ile başlardı. Namazdan sonra sultan, önce annesinin elini öper, sonra diğer aile üyeleriyle bayramlaşırdı. Sonrasında güzel işlemeli keselerle çocuklara para dağıtılırdı.

 

Sadaka taşı

katilim_emeklilik

Eskiden cami ve türbelerin önünde sadaka taşları bulunurdu. Gösterişi sevmeyen zenginler, sadakalarını taşlara bırakır, ihtiyacı olan da gece gelip alırdı. Böylelikle geçim sıkıntısı çeken ve çalışma gücünde olmayan insanlar, dilenmekten kurtulmuş olurdu.

 

Toplum içerisinde yer alan her ailenin, her memleketin kendine özgü örf ve adetleri olabilir. Burada önemli olan toplumun tamamının çağa uygun gelenek ve göreneklere uymasıdır. Toplumun gelişimi, özgünlüğü ve zaman içinde yitip gitmemesi için örf ve adetlerimizi unutmamalıyız.

 

 

Yorum Yaz

E-postanız gözükmeyecektir.