Katılım Emeklilik

MASA BAŞINDA ÇALIŞANLAR İÇİN ÖNERİLER

Hayatımızın büyük çoğunluğunu iş yerlerinde geçiriyoruz. Sabahın erken saatlerinden akşama kadar masa başında çalışmak da artık hayat tarzımız… İş yetiştirmeye kendimizi kaptırmışken zamanın nasıl akıp gittiğini de anlamıyoruz ve bir bakıyoruz ki uzun süreler boyunca sandalyeden kalkamamışız. Sonrasında gelen ağrılar, sancılar… Tüm bunların önüne geçebilmek için size bazı önerilerimiz var.

 

Ufak değişiklikler yapın

Masa başında çalışanlar olarak en büyük sorunumuz, hareketsizlik! Uzmanlara göre bu hareketsizliğin yarım saati geçmemesi gerekiyor. Yoğun iş temposu içerisinde bunun pek mümkün olmadığının da farkındayız ama ufak değişikliklerle harekete geçebilirsiniz. Örneğin; ofis içi mailleşmelerinizi azaltabilirsiniz. Mesai arkadaşınızla çözmeniz gereken bir konu olduğunda mail atmak yerine yanına giderek kendinize hareket alanı yaratabilirsiniz. Aynı şeyi telefonla konuşurken de yapabilirsiniz. Yani ofis içerisinde yürüyüşler yaparak telefon görüşmelerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Böylelikle uzun süre oturmak zorunda kalmazsınız. Öğle aralarında ya da akşam işten çıkarken asansör kullanmak yerine merdivenleri tercih edebilirsiniz. Size ne kadar iyi geldiğine inanamayacaksınız.

 

Belinizi koruyun

Sandalyenin üzerinde saatler geçirmek zorundaysak vücudumuzun ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bunun için öncelikle bel desteğini atlamamak gerekiyor. Yumuşak ve derin çukurları olan sandalyelerden uzak durmanız gerekiyor. Çünkü bu sandalyeler, omurga için ciddi sıkıntılar yaratıyor. O yüzden sırt yüksekliği en az bel hizasında olan sandalyeleri tercih etmeli ve bel için uygun yastıklardan kullanmalısınız.

 

Oturma pozisyonunuzu bulun

Vücudun ihtiyaçlarından biri de otururken doğru pozisyonda olma gerekliliğidir. Doğru pozisyonda olmayan vücut, bütün gün hareketsiz kaldığında kasları tembelleştiriyor ve ani hareketler yapıldığında bel fıtığına neden oluyor. Bu sebeple doğru pozisyonda oturmak büyük önem taşıyor. Bunun için de kalça ve dizlerin birbirine diz açı yapmaları, bacakların ayrık durmalarına dikkat edin. Böylelikle vücudunuzda dengeyi yakalayacağından bele binen yük hafifleyecektir.

 

Bilgisayarınızı ayarlayın

Bilgisayarlara uzun süre bakmanız gerektiğinde bazı noktalara çok dikkat etmeniz gerekiyor. Öncelikle bilgisayarınız mutlaka göz hizasında olmalıdır. Aksi takdirde boynunuzun zedelenme ihtimali yüksektir. Bilgisayar yükselticilerinden edinemiyorsanız bilgisayarın altına birkaç kitap koyarak da aynı sonuca ulaşabilirsiniz. Diğer yandan klavye kullanırken de bileklerin sabit bir noktaya dayanmaması gerekiyor. Böyle durumlarda bileklerinizin altına yumuşak bir destek koyabilirsiniz.

 

Boynunuza dikkat edin

Boynunuz ağrımaya başladığında, diğer herkes gibi 360 derece olacak şekilde hareket ettirerek rahatlatmaya çalışırız. Aslında bunun çok yanlış bir egzersiz olduğunu biliyor musunuz? Ağrı başladığı anda boynunuzu hareket ettirmeniz gerekiyor, ancak boynunuzu çevirmeden bunu çözmelisiniz. Ağrılı zamanlarda boynu bu şekilde çevirmek kaslara ve sinirlere çok zarar veriyor. Onun yerine öncelikle boynunuzu öne doğru eğmeli, ardından çevirmeden kaldırmalı ve bu sefer saat 3 yönünde tekrar eğmelisiniz. Aynı işlemleri saat 6 ve 9 yönünde de yaparsanız doğru bir egzersiz yapmış olursunuz.

 

Nefes egzersizleri yapın

Yoğunluğunuzun zirve yaptığı ya da stresle başa çıkamadığınız zamanlarda nefes tekniklerine başvurabilirsiniz. Dikkat edin, en stresli ya da öfkeli olduğunuz zamanlarda kısa nefesler alıp verirsiniz. Bunu fark ettiğiniz anda derin derin nefes alıp yavaş yavaş bırakmayı deneyin. Akciğerlerinize daha fazla hava gireceğinden vücudunuz rahatlayacak ve sizi kaygıdan uzaklaştıracaktır.

 

Eğilirken dikkatli olun

Hareketsizliğin kasları tembelleştirdiğinden bahsetmiştik. Bu sebeple eğilmek, vücudumuzu bazen sıkıntılı durumlara sokabilir. Özellikle otururken dik durmaya, sırtı eğmemeye çalışmalısınız. Gerçekten eğilmeniz gereken zamanlarda da belden eğilmek yerine ayağa kalkarak çömelir şekilde eğilmeniz, tüm bu problemleri çözmenize yardımcı olacaktır.

OKUMA HIZINIZI GELİŞTİRECEK İPUÇLARI

Hayatı öğrenmenin yolu, okumaktan geçer. Okuyan insan, her şeyi daha iyi görür. Analiz yeteneği gelişir. Dünyayı, geçmişi, daha da önemlisi kendisini keşfeder. Bunca yararının farkında olsak da günlük hayatın telaşından okumaya yeterli zamanı ayıramayabiliyoruz. Okunacak makaleler, kitaplar birikiyor. Bazen de yarım kalıyor. Ancak okuma hızımızı artırabilirsek kısa zamanda daha fazla okuma imkânı yakalayabiliriz. Nasıl mı? Gelin, birlikte bakalım. Devamını Oku

Başarılı insanların ilk meslekleri

İyi bir eğitim alarak başladığımız hayat yolculuğunun ikinci adımı iyi bir işe girmemizdir. Çünkü ancak iyi bir iş, iyi bir geleceğe sahip olmamızı sağlar, buna inanırız. Küçük yaşlardan itibaren hep bu düzlemde büyürüz ve çocuklarımızı büyütürüz. Ancak bazen bu düzlemde ilerleyemeyen insanlar da olur ve görürüz ki aslında en önemli olan şey, çok çalışmaktır. Çok çalıştığın zaman, başarı bir geleceğin tüm kapıları açılır. Bugün önemli şirketleri yöneten başarılı iş insanları da buna en güzel örnektir. Şu anki iyi hayatlarını, geçmişteki çok çalışmalarına borçlu olan bu iş insanlarının ilk mesleklerine gelin birlikte bakalım. Devamını Oku

AZ BİLİNEN TÜRK LEZZETLERİ

Bir gezi yapacağımızda, daha planlama aşamasındayken ilk düşündüğümüz, o bölgenin meşhur yemekleridir. Memleketimizin her bir şehrinin kendine has, yöresel yemeklerini yemek için heyecanlanırız. Her zaman en meşhurunu tatmak, damak tadımızı yeni lezzetlerle tanıştırmak isteriz. Ama o meşhur yemekleri yerken onlar kadar bilinmeyen, bazen daha bile lezzetli olabilecek yemekleri hep atlarız. Biz de sizler için çok bilinmeyen ama lezzet konusunda iddialı bazı yemekleri seçtik. Liste bittiğinde belki bir gastro turu yapmaya karar verirsiniz, kim bilir? Devamını Oku

FEDAKÂR ÖĞRETMENLERİMİZ

Öğretmenlerimiz, anne ve babalarımızın gözü kapalı güvendikleri, huzurlu limanlarımızdır. Onlar, hayata karşı güçlü durabilmemiz için canlarını dişlerine takar ve bu vatana hayırlı bir evlat olabilmemiz için ellerinden geleni yapar. İmkânların kısıtlı olduğu bazı durumlarda ise ellerinden gelmeyeni de yapmaya zorlar. Bütün imkânları kullanarak bizlerin iyi bir eğitim almasını ve kaliteli bir insan olmamızı ister. İşte bu yüzden de Sokrates’in dediği gibi “Dünyada her şeye değer biçilebilir ama öğretmenin sanat eserine değer biçilemez.” Her öğretmenin değeri başkadır ama kendi vakitlerinden çalıp öğrencileri daha iyi bir eğitim alsın diye fedakârlıkta bulunan öğretmenlerimiz bambaşkadır. Gelin, öğrencileri için ayrı bir dünya oluşturan öğretmenlerimizden bazılarının hikâyelerine birlikte ortak olalım. Devamını Oku

Zor bir hayatı başarıyla taçlandıran 6 sanatçı

Hayatta hiçbir başarı, kendiliğinden gelmiyor. Büyük fedakârlıkta bulunuyor, zorlu sınavlardan geçiyoruz. Bazılarımız daha kısmetli oluyor, bazılarımız daha kısmetsiz… Ama bu yolda, herkes kendi imkânlarını oluşturuyor ve kader, her zaman çok çalışanın yanında oluyor. Biz de,  zorlukları çok çalışarak başarıyla aşan altı sanatçıyı sizler için araştırdık ve istersek her şeyi başarabileceğimizi göstermek istedik. Devamını Oku

Hayvanları koruma sırası şimdi bizde!

Biz insanlar, var olduğumuz günden bugüne gelişimimizi tamamlarken aslında yalnız değildik. Varlıklarından her daim yararlandığımız hayvanlar ile bugünleri görebildik ve bugün de onları koruma sırası bizde! Gelin, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde onlara borcumuzu ödeyelim. Devamını Oku

Sonbaharda Kendinizi Koruyun!

Dört gözle beklediğimiz yaz artık sona erdi ve hızla sırasını sonbahara devrediyor. Soğuk bir kış yaşayacağımızın habercisi olarak sonbahar da, değişken hava koşullarıyla bizi şaşırtıyor. Güneşli başladığımız günün akşamında, sağanak yağmura yakalanabiliyoruz. Dolayısıyla bu durum, hastalıkları da beraberinde getiriyor. Bu sebeple sonbaharda daha dirençli olabilmemiz için yeme alışkanlıklarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Bizi hastalıktan koruyacak yiyeceklerin neler olduğunu sizler için araştırdık. Devamını Oku

Sonbaharda Görülmesi Gereken Balkan Ülkeleri

Bozulmamış toprakları, samimi halkı ve hüzün dolu coğrafyasıyla gönülleri fetheden Balkan ülkeleri, sonbaharda keşif tutkunlarına sayısız seçenek sunuyor. Yemyeşil doğasından köpük köpük derelerine, sonbaharda gezilmesi gereken Balkan ülkelerini sizler için derledik. Devamını Oku

Geçmişten Günümüze Örf ve Adetlerimiz

Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır.

 

Nesilden nesle aktarılan adetlerimiz dahilinde saygı duymak, hoşgörü, anlayış, ahlak, yaşam tarzı gibi manevi duygular yer alır. Örf ve adetlerimizi birbirinden ayıran nokta; örf, toplumun genelini oluşturan bireylerin beraberce uydukları kurallar ve alışkanlıklar iken adet, toplumu oluşturan bireylerin yaşam tarzlarının çevre faktörleri ile oluşmasıdır.

 

Biz de geçmişte hayat bulan ilginç örf ve adetleri sizler için listeledik; Devamını Oku