Bir gezi yapacağımızda, daha planlama aşamasındayken ilk düşündüğümüz, o bölgenin meşhur yemekleridir. Memleketimizin her bir şehrinin kendine has, yöresel yemeklerini yemek için heyecanlanırız. Her zaman en meşhurunu tatmak, damak tadımızı yeni lezzetlerle tanıştırmak isteriz. Ama o meşhur yemekleri yerken onlar kadar bilinmeyen, bazen daha bile lezzetli olabilecek yemekleri hep atlarız. Biz de sizler için çok bilinmeyen ama lezzet konusunda iddialı bazı yemekleri seçtik. Liste bittiğinde belki bir gastro turu yapmaya karar verirsiniz, kim bilir?

 

İçli köfte – Bitlis

Bitlis’e gittiğinizde, şehrin adeta bir açık hava müzesi gibi olmasıyla birlikte tarihin izleriyle karşılaşırsınız. Bitlis, tarihi ve kültürel değerleriyle ayrı bir önem teşkil eder. Bu değerleri ziyaret ederken çok yorulacak ve molalar vermek isteyeceksiniz. İşte bu molalarınızda, içli köfte yemeği unutmayın. Haşlama ve kızartma olarak iki ayrı alternatif sunan bu yemek, kıyma harcının bulgurla kaplamasıyla oluşturuluyor.

 

Bici bici – Adana

Etin her türlü halinin, farklı bir lezzetini ortaya çıkaran Adana, hepimizin bildiği gibi kebaplarıyla nam salmıştır. Daha şehre varır varmaz bu lezzetleri tatmak için kendimize uzunca listeler hazırlarız. Peki ya yemek sonrası bir tatlı yemek istemez miyiz? Bici bici, Adana’ya ait, serinletici bir yaz tatlısıdır. Nişasta, şerbet ve pudra şekerinden yapılan bici bici, rendelenmiş buz parçacıklarıyla servis edilir. Osmanlı döneminden günümüze gelebilmeyi başarabilmiş lezzetlerdendir.

 

Pideli köfte – Bursa

İskender kebap denildiği aklımıza ilk Bursa gelir. Hatta bazen canımız çok istediğinde yalnızca iskender kebap yemek için Bursa’ya gideriz. Üzerine de tatlı niyetine kestane şekerimizi yer, dönüş yoluna geçeriz. Bizse size, bir sonraki yolculuğunuz için pideli köfteyi öneriyoruz. İskenderden tek farkı ise döner eti yerine köftelerin olması.

 

Bamya çorbası – Konya

Mevlana ile özdeşleşen Konya, mutfağında da misafirlerine her zaman cömert davranır. Çeşitli yemekleriyle kendine hayran bırakır. Giden gitmeyen herkes, etli ekmek ile Mevlana şekerinin namını duymuştur. Ama eğer yolunuz düşerse göreceksiniz ki Konya mutfağı, çok fazla çeşidi barındırır. Bazen de yemekleri, bizim bildiğimiz gibi değil de farklı yorumlar. Biz yemek olarak bilsek de bamya, Konya’da çorba olarak yapılır. Üstelik bamya çorbası, Konya halkının özel günlerinin değişmez yemeklerindendir.

 

Turşu kavurması – Samsun

Hangimiz sevmeyiz ki turşuyu? Üstelik bu turşu sevdası, ülkemizde Türk filmine bile konu olmuştur. Film, ‘Limondan yapılan turşu mu yoksa sirkeden yapılan turşu mu?’ tartışmasından ortaya çıkar. Ama bizce, siz en iyisi kavurun o turşuyu. Evet, yanlış duymadınız. Çünkü Samsunlular öyle yapıyor. Zeytinyağı ile soğanın içine fasulye turşusunu atıyor ve kavuruyor. Ağzınızda bırakacağı tadı deneyimlemeden anlayamazsınız.

 

Pumpum çorbası – Bartın

Kış aylarının vazgeçilmez yemeklerinden çorba için yeni bir alternatife hazır mısınız? Hep aynı çorbaları yapmaktan sıkıldıysanız ve yapımı da kolay olsun istiyorsanız pumpum çorbasıyla tanışın. Mısır unundan yapılan pumpum çorbası, Bartın’a ait bir çorba. Tipik bir Karadeniz yemeği olarak da çok lezzetli.

 

Kabune pilavı – Isparta

Olur da Isparta’da bir düğüne giderseniz yemeklerde hep aynı pilavı göreceksiniz. Et, nohut ve pirinçten yapılan kabune pilavı, Isparta düğünlerinin demirbaşıdır. Üstelik pilavın ilginç bir hikâyesi de var. Eski zamanlarda bir gelin ve kaynana aynı evde yaşar. Akşama gelecek misafirlere yapılacak yemek de gelinin görevidir. Gelinin her şeye zamanı yetmediğinden yemek yapmaya da çok vakti kalmamıştır. Bu sebeple evde dolapta kalan et ve haşlanmış nohutu, pilavın içine atarak karıştırır. Akşam sofraya gelen yemeğe kaynanasının tepkisi ise yöre ağzıyla “Gıııı bu ne?” olacaktır. Bu tepki zamanla değişerek kabune haline dönüşür.

 

Yorum Yaz

E-postanız gözükmeyecektir.